noun

icebreaker

buzkıran, ortamı yumuşatan şey

We played a game as an icebreaker at the party.

Partide ortamı yumuşatmak için bir oyun oynadık.

The icebreaker cleared a path for the ships.

Buzkıran gemiler için bir yol açtı.

bir buzkıran sosyal gerilimi kırmak için söylenen veya yapılan bir şey Telling a joke can be a good icebreaker.

Eş anlamlılar: conversation starter, introduction

'ice' (buz) + 'breaker' (kırıcı) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime. Kelimenin tam anlamıyla buz kıran bir şey.

Donmuş, sessiz bir sohbetin 'buzunu kırarak' su gibi akmasını sağladığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.