noun

bedside

yatak başı, komodin

I keep a book on my bedside.

Komodinimin üzerinde bir kitap tutarım.

The bedside lamp provides soft light.

Başucu lambası yumuşak bir ışık sağlar.

He sat at her bedside all night.

Bütün gece onun yatağının başında oturdu.

((at sb.'s bedside)) (birinin) yatağının başında He stayed at his mother's bedside.

((bedside + noun)) başucu (sıfat olarak) I need a new bedside table.

Synonyms: nightstand (for the table)

Bileşik bir kelime: 'bed' (yatak) + 'side' (yan). Yatağın yanı.

Kelimenin tam anlamıyla 'yatağın' ('bed') 'yanını' ('side') ifade eder. Konumu veya orada bulunan şeyleri tanımlamak için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.