verb

been

olmuş, bulunmuş

I have been to Japan.

Japonya'da bulundum.

She has been a teacher for ten years.

On yıldır öğretmenlik yapıyor.

It has been raining all day.

Bütün gün yağmur yağıyor.

have/has been to ((a place)) ((bir yerde)) bulunmuş olmak Have you ever been to Paris?

have/has been ((adjective/noun)) bir süredir ((sıfat/isim)) olmak He has been sick for a week.

have/has been ((-ing)) present perfect continuous için They have been working since morning.

Antonyms: (yok)

Eski İngilizce'deki 'olmak, var olmak' anlamına gelen 'bēon' fiilinden gelir. 'Been' onun geçmiş zaman ortacıdır.

'Been' kelimesinin her zaman 'have' (have, has, had) fiilinden sonra perfect zamanları oluşturmak için kullanıldığını unutmayın. Geçmişi günümüze bağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.