adjective

befitting

uygun, yakışır, layık

He received an award befitting his achievements.

Başarılarına yaraşır bir ödül aldı.

She wore a dress befitting a queen.

Bir kraliçeye yakışır bir elbise giymişti.

((birine/bir şeye)) yakışır bir şampiyona yakışır bir unvan

Eş anlamlılar: suitable, appropriate, proper; Zıt anlamlılar: unbefitting, unsuitable

'be-' öneki (fiil yapmak için kullanılır) + 'fitting' (uygun) kelimelerinden gelir.

Bir şeyin bir kişiye veya duruma 'uygun olduğunu' ('being fitting') düşünün. Bu daha resmi bir kelimedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.