noun

belief

inanç, kanı, itikat

Her belief in herself is strong.

Onun kendine olan inancı güçlü.

It is my belief that he is innocent.

Onun masum olduğuna inanıyorum.

Religious beliefs are a personal matter.

Dini inançlar kişisel bir meseledir.

belief in ((sth./sb.)) (...-e/-a) inanç Her belief in her team is inspiring.

the belief that... ... inancı/düşüncesi The belief that the earth was flat was common.

Eş anlamlılar: faith, conviction, trust; Zıt anlamlılar: disbelief, doubt

Eski İngilizce'deki 'gelēafa' (güven, inanç) kelimesinden gelir ve 'lēof' (sevgili) ile ilgilidir. Kök anlamı 'değerli tutmak'tır.

'be-lief' kelimesini 'be life' (hayat ol) gibi düşünün. İnandığınız şey hayatınız olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.