verb

believes

inanmak, sanmak

She believes everything he says.

Onun söylediği her şeye inanıyor.

He believes in ghosts.

Hayaletlere inanıyor.

((sb./sth.)) (birine/bir şeye) inanmak Ona inanıyor.

((-dığına ...)) (-dığına) inanmak Onun doğru olduğuna inanıyor.

((sth.)) (bir şeye) inanmak Sihire inanıyor.

Eş anlamlılar: trust, accept, think; Zıt anlamlılar: doubt, question, deny

Eski İngilizce 'belīefan' (iman etmek) kelimesinden gelir. 'be-' öneki + 'līefan' (inanmak, güvenmek).

'be-lieve' (inanmak) için bir fikrin zihninizde 'live' (yaşamasına) izin verin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.