noun

belt

kemer, kayış, kuşak

He wears a leather belt.

Deri bir kemer takıyor.

Fasten your seat belt.

Emniyet kemerinizi takın.

The region is known as the corn belt.

Bölge mısır kuşağı olarak bilinir.

bir ((kemer)) bir kemer He needs a new belt.

bir ((sıfat)) kemer belirli bir niteliğe sahip bir kemer She wore a wide, black belt.

Eş anlamlılar: strap, sash, band

Eski İngilizce 'belt' kelimesinden, Proto-Germen *baltjaz'dan türemiştir.

Pantolonunuzu tutan bir kemer hayal edin. Vücudunuzun etrafını sarar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.