verb

bemoan

yakınmak, sızlanmak, hayıflanmak

He bemoans the lack of skilled workers.

Nitelikli işçi eksikliğinden yakınıyor.

She bemoaned her fate in a letter.

Bir mektupta kaderine hayıflandı.

((bir şey)) (-den) yakınmak They bemoan the lack of funding.

Eş anlamlılar: lament, bewail, deplore; Zıt anlamlılar: celebrate, rejoice

'be-' (hakkında) öneki + 'moan' (inlemek) kelimesinden. Bir şey hakkında inlemek.

'be moaning' (inliyor olmak) gibi düşünün. Birisi üzgün olduğu bir şey hakkında inliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.