noun

bench

bank, sıra, tezgah

Let's sit on that park bench.

Şu parktaki banka oturalım.

The judge sat on the bench.

Yargıç kürsüde oturdu.

He was on the bench for the whole game.

Bütün maç yedek kulübesindeydi.

((bir yer))'deki banka a bench in ((a place)) Let's sit on that park bench.

Eş anlamlılar: seat (koltuk), pew (kilise sırası)

Eski İngilizce'deki 'benc' kelimesinden gelir ve Almanca 'Bank' ile ilişkilidir.

Türkçedeki 'bank' kelimesiyle aynı anlama gelir ve yazılışı çok benzerdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.