bend
Çeviri
eğmek, bükmek, eğilmek, boyun eğmek
Örnekler
Bend your knees when you lift heavy things.
Ağır şeyler kaldırırken dizlerinizi bükün.
The road bends sharply to the left.
Yol keskin bir şekilde sola dönüyor.
He refused to bend to the company's demands.
Şirketin taleplerine boyun eğmeyi reddetti.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir şeyi) bükmek/eğmek He bent the wire into a circle.
((direction)) (bir yöne) dönmek/kıvrılmak The road bends to the right.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: curve (kıvırmak), flex (esnetmek), bow (eğilmek); Zıt anlamlılar: straighten (düzeltmek)
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'bağlamak, eğmek' anlamına gelen 'bendan' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir teli bükerek ('bend') şekil verdiğinizi hayal edin. Düz bir şeyi açılı hale getirmektir.