preposition

beneath

altında, altına

The treasure was buried beneath the old tree.

Hazine yaşlı ağacın altına gömülmüştü.

She felt the task was beneath her.

Görevin kendine layık olmadığını hissetti.

He wore a shirt beneath his sweater.

Kazağının altına bir gömlek giymişti.

((sth.)) (bir şeyin) altında The cat is sleeping beneath the table.

Eş anlamlılar: under, below; Zıt anlamlılar: above, over

Eski İngilizce'deki 'be-' (yanında) + 'neoðan' (aşağıda) kelimelerinden gelir.

'Beneath', 'under' kelimesinin daha resmi veya edebi bir versiyonudur. Yüzeyin 'altında' gizlenmiş bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.