noun

beneficiary

lehtar, yararlanıcı, hak sahibi, mirasçı

He was the sole beneficiary of his uncle's will.

Amcasının vasiyetinin tek lehtarı oydu.

The main beneficiaries of the new policy are students.

Yeni politikanın ana yararlanıcıları öğrencilerdir.

lehtarı ((bir şeyin)) (vasiyetname gibi bir şeyden) para veya mülk alan kişi. Amcasının vasiyetinin tek lehtarı oydu.

Eş anlamlılar: recipient, heir, inheritor (alıcı, mirasçı)

Latince 'beneficium' (iyilik, lütuf) kelimesinden gelir. 'Beneficium'u veya faydayı alan kişi.

'Benefit' (fayda) alan kişi 'beneficiary' (lehtar) olur. '-iary' son eki genellikle bir kişiyi ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.