noun

benefit

fayda, yarar, menfaat, kazanç

Exercise has many health benefits.

Egzersizin sağlığa birçok faydası vardır.

The new law is a great benefit to the community.

Yeni yasa topluma büyük bir fayda sağlıyor.

((bir şeyin faydası)) bir şeyin olumlu sonucu The main benefit of the plan is its simplicity.

((birine/bir şeye faydası olmak)) birine/bir şeye yardımcı veya yararlı olmak The new library will be a great benefit to students.

Eş anlamlılar: advantage, gain, profit; Zıt anlamlılar: disadvantage, drawback, loss

Latince 'bene' (iyi) ve 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelir, kelimenin tam anlamıyla 'iyi bir eylem' veya iyi bir sonuç üreten bir şey demektir.

'Bene-' önekini 'benevolent' kelimesindeki gibi 'iyi' anlamında düşünün. 'Benefit', aldığınız iyi bir şey veya avantajdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.