noun

benefits

sosyal haklar, yan haklar, ödenekler, menfaatler

My new job has excellent benefits.

Yeni işimin mükemmel yan hakları var.

The company offers health and dental benefits.

Şirket sağlık ve diş sigortası imkanları sunuyor.

She receives unemployment benefits.

İşsizlik maaşı alıyor.

((sağlık/diş/işsizlik) hakları)) belirli yardım veya yan hak türleri İş, sağlık ve diş sigortası imkanlarını içeriyor.

((yan haklar sunmak)) bir işin parçası olarak yan haklar sağlamak Şirket iyi yan haklar sunuyor mu?

((yan haklar almak)) ödenek almak Geçen ay işsizlik maaşı almaya başladı.

Eş anlamlılar: perks, advantages, allowances, entitlements

'Benefit' kelimesinin çoğul hali. Özellikle bir işveren tarafından sağlanan sağlık sigortası veya ücretli izin gibi ücret dışı tazminatları ifade eder.

's' harfinin, maaşınızın yanı sıra bir işten aldığınız sigorta veya tatil gibi 'özel' (special) yan hakları temsil ettiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.