adjective

bent

eğri, bükülmüş, kararlı

The wire is bent.

Tel bükülmüş.

He is bent on winning the game.

Oyunu kazanmaya kararlı.

((bir şey)) eğri/bükülmüş ((bir şey)) eğri veya bükülmüş olmak The wire is bent.

((biri)) (-meye) kararlı olmak ((bir şeyi yapmaya)) kararlı olmak He is bent on winning the game.

Eş anlamlılar: eğri, bükülmüş; kararlı; Zıt anlamlılar: düz

'to bend' (bükmek) fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir.

Fiziksel olarak 'bükülmüş' bir şey hayal edin, bir kaşık gibi. Diğer anlamı için, birinin iradesinin tek bir hedefe 'büküldüğünü' veya sabitlendiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.