verb

berate

azarlamak, haşlamak, fırça çekmek

The coach began to berate the team for their poor performance.

Antrenör, kötü performansları nedeniyle takımı azarlamaya başladı.

She berated him for being late again.

Yine geç kaldığı için onu azarladı.

((sb.)) ((for sth.)) (birini) (bir şey için) azarlamak Antrenör, kötü performansları nedeniyle takımı azarladı.

Eş anlamlılar: azarlamak, haşlamak, fırça çekmek; Zıt anlamlılar: övmek, iltifat etmek

'be-' (yoğunlaştırıcı) öneki ve 'rate' (azarlamak) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'iyice azarlamak'tır.

Türkçedeki 'berat' kelimesiyle karıştırmayın. Birinin hatası yüzünden onu 'berbat' ettiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.