verb

bereave

yoksun bırakmak, mahrum etmek

The accident bereaved him of his wife and child.

Kaza onu karısından ve çocuğundan mahrum etti.

He was recently bereaved.

Yakın zamanda bir yakınını kaybetti.

((sb.)) ((of sb./sth.)) (birini) (bir yakından) mahrum etmek Kaza onu karısından mahrum etti.

((edilgen)) to be bereaved bir yakınını kaybetmek Yakın zamanda bir yakınını kaybetti.

Eş anlamlılar: mahrum etmek, yoksun bırakmak

Eski İngilizce'de 'yoksun bırakmak' anlamına gelen 'bereafian' kelimesinden türemiştir. 'be-' (yoğunlaştırıcı) + 'reave' (yağmalamak).

Türkçedeki 'berbat' kelimesini düşünün. Birini kaybetmek 'berbat' bir histir ve sizi ondan 'bereave' eder (yoksun bırakır).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.