verb

besiege

kuşatmak, etrafını sarmak, soru yağmuruna tutmak

The army besieged the castle for months.

Ordu kaleyi aylarca kuşattı.

Reporters besieged the star with questions.

Muhabirler yıldızı sorularla kuşattı.

((bir yeri)) kuşatmak The army besieged the castle.

((birini)) ((bir şey)) ile kuşatmak Reporters besieged the star with questions.

Eş anlamlılar: surround, encircle, blockade, inundate

Eski Fransızca 'besiegier' kelimesinden gelir, 'be-' (etrafında) + 'siege' (oturma, bir şehrin önünde oturma eylemi). Kelimenin tam anlamıyla 'etrafına oturmak'.

Bir 'arı kuşatması' (bee siege) hayal edin - etrafınızı saran bir arı sürüsü. Bu görüntü, bunalmış veya kuşatılmış olma hissini hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.