verb

betray

ihanet etmek, aldatmak, ele vermek

He would never betray his country.

Ülkesine asla ihanet etmezdi.

She betrayed his trust by telling his secret.

Sırrını söyleyerek onun güvenine ihanet etti.

His smile betrayed his true feelings.

Gülümsemesi gerçek duygularını ele verdi.

((sb./sth.)) birine/bir şeye ihanet etmek Ülkesine asla ihanet etmezdi.

((sth.)) bir şeyi istemeden belli etmek Gülümsemesi gerçek duygularını ele verdi.

Eş anlamlılar: deceive, double-cross; Zıt anlamlılar: protect, defend

Eski Fransızca 'trair' (teslim etmek) kelimesinden, Latince 'tradere' (teslim etmek) kelimesinden gelir. 'be-' öneki eylemi yoğunlaştırır.

'be-tray' (tepsi olmak) gibi düşünün, sanki biri güveninizi bir tepsiye koyup düşmana veriyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.