adjective

betrayed

ihanete uğramış, aldatılmış

He felt betrayed by his best friend.

En iyi arkadaşı tarafından ihanete uğramış hissetti.

The betrayed soldiers were left behind.

İhanete uğrayan askerler geride bırakıldı.

((ihanete uğramış hissetmek)) birinin sadakatsiz olduğunu hissetmek En iyi arkadaşı tarafından ihanete uğramış hissetti.

((ihanete uğramış biri)) ihanete uğramış bir kişi İhanete uğrayan askerler geride bırakıldı.

Eş anlamlılar: deceived, let down; Zıt anlamlılar: supported, protected

'to betray' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacı.

Bir ihanetin kurbanı olan birinin hissini tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.