adjective

better

daha iyi

This is a better plan than the last one.

Bu, bir öncekinden daha iyi bir plan.

I feel much better today.

Bugün çok daha iyi hissediyorum.

She plays tennis better than he does.

O, ondan daha iyi tenis oynar.

You had better leave now.

Hemen gitsen iyi olur.

((bir şeyden/birinden)) daha iyi bir şeye/birine göre üstün. Benim arabam seninkinden daha iyi.

((fiil)) daha iyi ((...den)) bir eylemi daha üstün bir şekilde gerçekleştirmek. O benden daha iyi yemek yapar.

((had)) better ((bir şey yapmak)) güçlü tavsiye vermek için kullanılır. Hemen gitsen iyi olur.

Eş anlamlılar: superior (üstün), improved (geliştirilmiş); Zıt anlamlılar: worse (daha kötü)

Eski İngilizce'deki 'betera' (sıfat) ve 'bet' (zarf) kelimelerinden gelir. 'good' (iyi) ve 'well' (iyi) kelimelerinin karşılaştırma halidir.

İki şeyi karşılaştırmak için kullanılır, bunlar ister isim (daha iyi bir fikir) ister eylem (daha iyi şarkı söylemek) olsun.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.