noun

bias

önyargı, eğilim, taraflılık

The news report showed a clear bias.

Haber raporu bariz bir önyargı gösterdi.

We must avoid bias in our decisions.

Kararlarımızda önyargıdan kaçınmalıyız.

He has a bias towards modern art.

Modern sanata karşı bir eğilimi var.

bir önyargı ((bir şeye karşı/yönelik)) bir şeye karşı veya lehte bir önyargı He has a bias towards modern art.

Eş anlamlılar: prejudice, partiality; Zıt anlamlılar: impartiality, fairness

Eski Fransızca'da 'eğim, yokuş, eğik çizgi' anlamına gelen 'biais' kelimesinden gelir.

Düz olmayan, bir tarafa 'eğik' veya yanlı bir çizgi düşünün. Bu, çarpık bir bakış açısını temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.