verb

abduct

kaçırmak, zorla alıkoymak

The aliens tried to abduct him.

Uzaylılar onu kaçırmaya çalıştı.

He was charged with abducting a child.

Çocuk kaçırmakla suçlandı.

((sb.)) (birini) yasadışı bir şekilde kaçırmak They planned to abduct the millionaire's son.

Eş anlamlılar: kidnap, carry off, seize

Latince 'ab-' (uzak) ve 'ducere' (yönlendirmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'uzaklaştırmak'.

'ab-' (uzak) ve 'duct' (kanal) olarak düşünün. Birini bir kanal aracılığıyla 'uzaklaştırmak' gibi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.