noun

acme

zirve, doruk, en yüksek nokta

His career reached its acme with that award.

Kariyeri o ödülle zirveye ulaştı.

The acme of their success was the new product.

Başarılarının zirvesi yeni üründü.

((bir şeyin zirvesi)) bir şeyin zirvesi This hotel is the acme of luxury.

Eş anlamlılar: pinnacle, peak, zenith, summit (zirve); Zıt anlamlılar: nadir (dip nokta)

Yunanca 'akmē' kelimesinden gelir, 'nokta, kenar, en yüksek nokta' anlamına gelir.

Çizgi filmlerdeki, her zaman en iyisi olmaya ve icadın 'zirvesine' ulaşmaya çalışan 'ACME' şirketini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.