verb

bid

teklif vermek, fiyat vermek, arttırmak, veda etmek

I bid $50 for the antique chair.

Antika sandalye için 50 dolar teklif ettim.

She will bid for the new contract.

Yeni sözleşme için teklif verecek.

He bid them farewell and left.

Onlara veda edip ayrıldı.

için ((bir şey)) teklif etmek bir şey için belirli bir miktar para teklif etmek I bid $50 for the chair.

için teklif vermek bir iş için rekabet etmek She will bid for the new contract.

((birine)) ((bir şey)) demek birine bir şey söylemek He bid them farewell.

Synonyms: offer, tender, propose

Eski İngilizce'de 'teklif etmek, emretmek' anlamına gelen 'bēodan' kelimesinden gelir.

Bir müzayedede bir eşya için 'teklif vermek' (bid) üzere raketinizi kaldırdığınızı hayal edin. Bu bir para teklifidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.