verb

bite

ısırmak, sokmak, dişlemek

Be careful, the dog might bite.

Dikkatli ol, köpek ısırabilir.

Mosquitoes always bite me in the summer.

Yazın sivrisinekler hep beni ısırır.

She bit into the crisp, red apple.

Kıtır, kırmızı elmayı ısırdı.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) ısırmak Köpek postacıyı ısırabilir.

((into sth.)) (bir şeyi) ısırmak Elmayı ısırdı.

Eş anlamlılar: chew, gnaw, nip; Zıt anlamlılar: lick, caress

Eski İngilizce'deki 'bītan' (ısırmak) kelimesinden gelir.

Bilgisayardaki 'bayt (byte)' terimini düşünün; o da bir 'ısırık' bilgi demektir. Ses benzerliği hatırlamanıza yardımcı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.