noun

bits

parçalar, kırıntılar, zerreler, bitler

The glass shattered into tiny bits.

Bardak küçük parçalara ayrıldı.

I tore the letter into bits.

Mektubu parçalara ayırdım.

This computer processes data in bits and bytes.

Bu bilgisayar verileri bit ve bayt olarak işler.

((bits)) of (sth.) (bir şeyin) parçaları The glass shattered into tiny bits.

Eş anlamlılar: pieces, fragments, specks; Zıt anlamlılar: whole, entirety

Eski İngilizce'de 'ısırılmış parça' anlamına gelen 'bita' kelimesinden gelir ve 'ısırmak' anlamına gelen 'bītan' ile ilişkilidir.

Bir şeyi 'ısırdığınızda' (bite) küçük 'parçalara' (bits) ayrıldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.