noun

bitterness

acılık, kırgınlık, hınç

The coffee had a strong bitterness.

Kahvenin keskin bir acılığı vardı.

He felt a deep bitterness towards his old boss.

Eski patronuna karşı derin bir kırgınlık hissediyordu.

((of sth.)) (bir şeyin) acılığı The bitterness of the medicine was unpleasant.

((towards sb.)) (birine karşı) kırgınlık She couldn't hide her bitterness towards him.

Synonyms: kırgınlık, kin; Antonyms: tatlılık, nezaket

Eski İngilizce'deki 'biter' (acı) kelimesine durum veya nitelik bildiren '-ness' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bitter çikolatanın 'acı' tadını düşünün ve sonra bu hissi bir duyguya uygulayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.