blacken
Çeviri
karartmak, karalamak
Örnekler
The smoke blackened the walls of the house.
Duman evin duvarlarını kararttı.
He tried to blacken her name with lies.
Yalanlarla onun adını karalamaya çalıştı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) (bir şeyi) karartmak The smoke blackened the walls.
((birinin adını/itibarını)) (birinin) itibarını zedelemek They tried to blacken his name.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: darken, char; (mecazi) slander, defame; Zıt anlamlılar: whiten, lighten; praise
Etimoloji
'black' (siyah) kelimesine 'yapmak veya olmak' anlamına gelen '-en' fiil ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.
Hafıza İpuçları
Tost makinesinde unutulan bir tost gibi bir şeyin kararmasını veya birinin itibarının dedikodularla 'karalanmasını' düşünün.