noun

blazer

blazer, spor ceket

He wore a navy blazer to the meeting.

Toplantıya lacivert bir blazer giydi.

She paired her jeans with a stylish blazer.

Kot pantolonunu şık bir blazer ile kombinledi.

((bir/onun)) blazer bir ceket türü Lacivert bir blazer giydi.

Eş anlamlılar: jacket, sport coat, suit jacket

'Blaze' (parlamak, alevlenmek) kelimesinden gelir. Başlangıçta bir Cambridge kürek kulübünün parlak kırmızı ceketlerini ifade ediyordu.

Stiliyle veya rengiyle 'göz alan' bir ceket hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.