bleak
Çeviri
kasvetli, iç karartıcı, umutsuz, sert
Örnekler
The landscape was bleak and empty.
Manzara kasvetli ve boştu.
The future looks bleak for the company.
Şirket için gelecek kasvetli görünüyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((sıfat)) bir yeri veya durumu tanımlar The landscape was bleak and empty.
Benzer Kelimeler
Synonyms: desolate, grim, barren; Antonyms: cheerful, bright, promising
Etimoloji
Eski İngilizce 'blæc' (solgun) veya Eski Norsça 'bleikr' (solgun) kelimesinden gelir, elementler tarafından rengi solmuş bir manzarayı ifade eder.
Hafıza İpuçları
Güneş tarafından 'ağartılmış' (bleached), solgun ve boş bırakılmış 'kasvetli' (bleak) bir manzara hayal edin.