verb

blend

karıştırmak, harmanlamak, uyum sağlamak

Blend the ingredients until smooth.

Malzemeleri pürüzsüz olana kadar karıştırın.

The colors of the sunset blend together.

Gün batımının renkleri birbirine karışıyor.

He blends in with the crowd easily.

Kalabalığa kolayca karışır.

((bir şeyi)) karıştırmak Malzemeleri karıştırın.

((bir şeyi)) ((bir şeyle)) (bir şeyi) (bir şeyle) karıştırmak Unu yumurtalarla karıştırın.

((uyum sağlamak)) bir gruba ait gibi görünmek Yerli halka uyum sağlamaya çalışıyor.

Eş anlamlılar: mix, combine, merge; Zıt anlamlılar: separate

Eski İngilizce 'karıştırmak' anlamına gelen 'blendan' kelimesinden gelir. Renkleri karıştırmak onları ayırt edilemez hale getirebileceğinden 'blind' (kör) ile ilgilidir.

Bir şeyleri birbirine karıştıran 'blender' makinesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.