verb

bless

kutsamak, takdis etmek

The priest will bless the couple.

Rahip çifti kutsayacak.

May God bless you.

Tanrı seni korusun.

She was blessed with good health.

İyi bir sağlıkla kutsanmıştı.

((birini/bir şeyi)) (birini/bir şeyi) kutsamak The priest will bless the couple.

((bir şeyle)) kutsanmış olmak (bir şeye) sahip olduğu için şanslı olmak She was blessed with good health.

Eş anlamlılar: takdis etmek, kutsal saymak; Zıt anlamlılar: lanetlemek, kınamak

Eski İngilizce'de 'kanla kutsamak' anlamına gelen 'blētsian' kelimesinden gelir.

Genellikle dini bağlamlarda veya birine iyi dileklerde bulunmak için kullanılır, 'Tanrı seni korusun' gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.