noun

blessing

nimet, lütuf, şükür sebebi, onay

Having good health is a true blessing.

Sağlıklı olmak gerçek bir nimettir.

His parents gave him their blessing.

Ailesi ona onayını verdi.

The priest said a blessing over the food.

Rahip yemek için dua etti.

a blessing ((for sb.)) (biri için) bir nimet Sağlıklı olmak herkes için bir nimettir.

to give ((sb.)) one's blessing (birine) onayını/hayır duasını vermek Babası evlenmesi için ona onayını verdi.

Eş anlamlılar: lütuf, nimet, iyilik; Zıt anlamlılar: lanet, talihsizlik

Eski İngilizce'de 'kutsama' anlamına gelen 'blētsung' kelimesinden, o da 'kutsamak' anlamına gelen 'blētsian'dan türemiştir.

Bir 'blessing' (nimet) aldığınızda stresinizin 'less' (daha az) olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.