verb

blew

esmek, üflemek, boşa harcamak, çalmak (düdük)

The wind blew hard all night.

Rüzgar bütün gece sert esti.

He blew out the candles on his cake.

Pastasının üzerindeki mumları üfledi.

She blew all her money on a new car.

Tüm parasını yeni bir arabaya harcadı.

The referee blew his whistle.

Hakem düdüğünü çaldı.

((nesne yok)) (rüzgar için) esmek Rüzgar sert esti.

((sth.)) out (bir şeyi) üfleyerek söndürmek Mumları üfleyerek söndürdü.

((sth.)) ((on sth.)) (parayı) (bir şeye) boşa harcamak Parasını bir arabaya harcadı.

Eş anlamlılar: puff (üflemek), exhale (nefes vermek); (boşa harcamak) waste, spend

Eski İngilizce'de 'esmek, nefes almak' anlamına gelen 'blāwan' kelimesinden gelir.

'Blew' kelimesi 'blue' (mavi) ile aynı şekilde telaffuz edilir. Rüzgarın ('blew') gökyüzünü maviye ('blue') çevirdiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.