noun

blight

yanıklık (bitki), afet, bozulma, felaket

The potato blight caused a famine.

Patates yanıklığı kıtlığa neden oldu.

Urban blight is a problem in many cities.

Kentsel bozulma birçok şehirde bir sorundur.

His gambling was a blight on his life.

Kumar oynaması hayatında bir lekeydi.

a blight ((on sth.)) (bir şey üzerinde) bir leke/felaket Kumar oynaması ailesi için bir lekeydi.

kentsel bozulma/patates yanıklığı bir çürüme durumu / bir bitki hastalığı Kentsel bozulma emlak değerlerini etkiler.

Eş anlamlılar: afet, felaket, veba, lanet

Kökeni belirsizdir, muhtemelen Eski İngilizce'deki 'blæce' (bir cilt hastalığı) kelimesiyle ilgilidir.

Bir 'blight' (afet), hayattan veya bir şehirden 'light'ı (ışığı) alır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.