adjective

blinding

göz kamaştırıcı, kör edici, şiddetli

The sun was blinding.

Güneş göz kamaştırıcıydı.

She has a blinding headache.

Kör edici bir baş ağrısı var.

blinding ((isim)) göz kamaştırıcı Odayı göz kamaştırıcı bir ışık doldurdu.

Eş anlamlılar: şiddetli; Zıt anlamlılar: loş, hafif

'to blind' (kör etmek) fiilinden + '-ing' eki, sıfat olarak kullanılan bir ortaç oluşturur.

Işık veya acı gibi o kadar yoğun bir şeyi tanımlar ki mecazi olarak sizi kör edebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.