verb

blink

göz kırpmak, yanıp sönmek

He didn't even blink.

Gözünü bile kırpmadı.

The warning light started to blink.

Uyarı ışığı yanıp sönmeye başladı.

((intransitive)) göz kırpmak Bilgisayar kullanırken daha sık göz kırpmalısınız.

((intransitive)) yanıp sönmek İmleç ekranda yanıp sönüyordu.

Synonyms: wink, flicker, flash

Eski İngilizce'de 'parlamak, parıldamak' anlamına gelen 'blincan' kelimesinden gelir. Almanca 'blinken' ile ilgilidir.

'Blink' sesini düşünün ve bunu gözlerinizin hızlıca kapanıp açılması veya bir ışığın yanıp sönmesiyle ilişkilendirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.