adjective

blissful

mutlu, saadet dolu, huzurlu

We spent a blissful week on the beach.

Sahilde saadet dolu bir hafta geçirdik.

He had a blissful look on his face.

Yüzünde mutlu bir ifade vardı.

((sıfat)) + ((isim)) mutlu Sahilde saadet dolu bir hafta geçirdik.

Eş anlamlılar: ecstatic, joyful, euphoric; Zıt anlamlılar: miserable, unhappy

'bliss' (saadet) ve 'dolu' anlamına gelen '-ful' ekinin birleşmesiyle oluşmuştur.

Kelimenin tam anlamıyla 'saadet dolu' olduğunu unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.