noun

block

blok, kütük, bina, engel

The child played with wooden blocks.

Çocuk tahta bloklarla oynadı.

I live just down the block.

Hemen bloğun aşağısında oturuyorum.

He hit a mental block while writing.

Yazarken zihinsel bir engele takıldı.

a block of ((sth.)) bir ((sth.)) bloğu He bought a block of cheese.

a city block bir şehir bloğu The store is two blocks away.

Eş anlamlılar: küp, tuğla, parça, engel; Zıt anlamlılar: açıklık, geçit

Orta Felemenkçe 'bloc' (ağaç gövdesi) kelimesinden gelir. Katı bir kütleyi ifade eder.

Katı bir tahta blok veya bir oyuncak blok hayal edin. Ayrıca etrafında yürüdüğünüz bir şehir bloğu da olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.