noun

blot

leke, mürekkep lekesi, kusur

He made a blot on the paper with his pen.

Kalemiyle kağıdın üzerinde bir leke yaptı.

The scandal was a blot on his reputation.

Skandal, onun itibarı üzerinde bir lekeydi.

a blot on ((sth.)) bir şeyin üzerindeki leke, kusur. The scandal was a blot on his reputation.

Eş anlamlılar: stain (leke), spot (benek), smudge (bulaşık), blemish (kusur)

Muhtemelen Eski Norsça 'blettr' (leke, iz) kelimesinden gelmektedir.

'Blot' kelimesi 'plot' (komplo) kelimesine benzer. Gizli bir komplonun haritadaki bir mürekkep lekesi (blot) yüzünden mahvolduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.