verb

blown

esmiş, üflenmiş, patlatılmış

The leaves were blown across the yard.

Yapraklar bahçenin karşısına savruldu.

I have blown all my money on this.

Bütün paramı buna harcadım.

The car has a blown tire.

Arabanın patlak bir lastiği var.

((bir şey)) was blown ((...)) ((bir şey)) (...e) savruldu The leaves were blown across the yard.

have blown ((bir şey)) ((bir şeyi)) boşa harcamış olmak I have blown all my money.

a blown ((isim)) patlak bir ((isim)) The car has a blown tire.

Eş anlamlılar: gusted, puffed, blasted

'blow' fiilinin geçmiş zaman ortacı, Eski İngilizce 'blawan'dan gelir. '-n' eki güçlü fiillerin ortaçlarında yaygındır.

Tohumları rüzgar tarafından 'uçurulmuş' bir karahindiba düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.