verb

blows

eser, üfler

The wind blows from the west.

Rüzgar batıdan eser.

He blows a kiss to the crowd.

Kalabalığa bir öpücük gönderir.

The whistle blows at noon.

Düdük öğlen çalar.

((özne)) blows ((özne)) eser/üfler The wind blows from the west.

((özne)) blows ((bir şey)) ((özne)) (bir şeyi) üfler He blows a kiss to the crowd.

Eş anlamlılar: puffs, gusts

'blow' fiilinin üçüncü tekil şahıs hali, Eski İngilizce 'blawan'dan gelir. '-s' eki üçüncü tekil şahıs geniş zamanını belirtir.

'Rüzgar eser.' (The wind blows) ifadesini hatırlayın. Ayrıca, 'İki darbe aldı' (He received two blows) gibi isim hali olan 'blows' (darbeler) kelimesine dikkat edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.