verb

blush

kızarmak, yüzü kızarmak

She blushed at the compliment.

İltifat karşısında yüzü kızardı.

He blushed with embarrassment.

Utancından yüzü kızardı.

((at sth.)) bir şeye yüzü kızarmak Yorumu üzerine yüzü kızardı.

((with sth.)) bir duyguyla yüzü kızarmak Gururla yüzü kızardı.

Eş anlamlılar: flush, redden; Zıt anlamlılar: pale, blanch

Eski İngilizce'de 'parlamak, kırmızılaşmak' anlamına gelen 'blyscan' kelimesinden gelir.

Kanın yanaklarınıza 'hücum ettiğini' (rush) ve sizi 'kızarttığını' (blush) hayal edin. Aynı zamanda allık anlamına gelen bir isimdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.