boast
Çeviri
övünmek, böbürlenmek
Örnekler
He likes to boast about his new car.
Yeni arabasıyla övünmeyi sever.
The city boasts a beautiful new library.
Şehir, güzel yeni bir kütüphaneye sahip olmakla övünüyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((about sth.)) (bir şey) hakkında övünmek He boasted about his new watch.
((sth.)) (bir yerin iyi bir şeye) sahip olması The town boasts a famous museum.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: brag, show off; Zıt anlamlılar: be modest, downplay
Etimoloji
Orta İngilizce'deki 'bosten' (övünmek) kelimesinden gelir. Nihai kökeni belirsizdir.
Hafıza İpuçları
Patronun (boss) başarılarıyla övündüğünü (boast) hayal edin.