adjective

bodily

bedensel, cismani

The patient suffered no bodily harm.

Hasta herhangi bir bedensel zarar görmedi.

He was thrown bodily from the room.

Vücuduyla birlikte odadan dışarı atıldı.

((~ + isim)) vücutla ilgili Bedensel fonksiyonlar nefes almayı ve sindirimi içerir.

Eş anlamlılar: physical (fiziksel), corporal (cismani); Zıt anlamlılar: spiritual (ruhsal), mental (zihinsel)

'body' (vücut) + sıfat ve zarf yapan '-ly' ekinden gelir.

Bunu 'vücut gibi' veya 'vücutla ilgili' anlamına geldiğini düşünün. Hem sıfat hem de zarf olarak kullanılabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.