noun

body

vücut, gövde, ceset, kurum

Your body needs healthy food.

Vücudunuzun sağlıklı yiyeceklere ihtiyacı var.

The body of the car is damaged.

Arabanın gövdesi hasarlı.

A governing body makes the rules.

Bir yönetim organı kuralları koyar.

There is a large body of water nearby.

Yakınlarda büyük bir su kütlesi var.

((sb.'s)) body (birinin) vücudu Your body needs healthy food.

the body of ((sth.)) (bir şeyin) gövdesi The body of the car is damaged.

Eş anlamlılar: physique (fizik), torso (gövde); Zıt anlamlılar: soul (ruh), mind (zihin)

Eski İngilizce'de bir kişinin gövdesi veya göğsü anlamına gelen 'bodig' kelimesinden gelir.

'Somebody' (birisi) kelimesini düşünün - kelimenin tam anlamıyla 'bir beden' yani bir kişi demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.