verb

boggle

şaşırmak, afallamak, tereddüt etmek

The sheer size of the universe boggles the mind.

Evrenin büyüklüğü akıllara durgunluk veriyor.

She boggled at the absurdly high price.

Saçma derecede yüksek fiyata şaşırdı.

((bir şey)) boggles the mind/akıllara durgunluk vermek anlamak için çok karmaşık olmak The complexity boggles the mind.

((biri)) boggles at/şaşırmak ((bir şeye)) (bir şeye) çok şaşırmak She boggled at the price.

Eş anlamlılar: astonish, astound, overwhelm (şaşırtmak, afallatmak)

Muhtemelen sizi ürküten bir şey olan hayalet için kullanılan İskoç terimi 'bogle' ile ilgilidir.

Bir hayalet ('bogle') gördüğünüzü ve zihninizin inanamayarak 'boggle' (afalladığını) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.