adjective

bold

cesur, cüretkar, canlı, kalın

She made a bold decision.

Cesur bir karar verdi.

He painted the wall a bold red.

Duvarı canlı bir kırmızıya boyadı.

Please make this title bold.

Lütfen bu başlığı kalın yapın.

a bold ((isim)) cesur bir (isim) That was a bold move.

((be)) bold of ((sb.)) to ((do sth.)) (... birinin) (... yapması) cesurca olmak It was bold of you to quit your job.

in bold kalın harflerle The important words are in bold.

Eş anlamlılar: daring, brave, vivid; Zıt anlamlılar: timid, shy, faint

Eski İngilizce'de cesur veya kendinden emin anlamına gelen 'beald' kelimesinden gelir.

'Bold' kelimesinin insanlar (cesur), renkler (canlı) ve metinler (kalın) için kullanılabileceğini unutmayın. Hepsi 'göze çarpar'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.