noun

bolt

cıvata, sürgü, şimşek

He slid the bolt on the door.

Kapıdaki sürgüyü çekti.

A bolt of lightning lit the sky.

Bir şimşek gökyüzünü aydınlattı.

You need a wrench for that bolt.

O cıvata için bir anahtara ihtiyacın var.

bir sürgü bir kapıyı kilitlemek için metal bir çubuk He slid the bolt on the door.

bir (şimşek) çakması şimşek gibi bir şeyin parlaması A bolt of lightning lit the sky.

Eş anlamlılar: pin, lock (kapı için); flash, strike (şimşek için)

Eski İngilizce'de 'ok, füze' anlamına gelen 'bolt' kelimesinden gelir. Kapı sürgüsü anlamı şeklinden, şimşek anlamı ise hızından kaynaklanır.

Gökten düşen metal bir cıvataya benzeyen bir şimşek hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.